UZUN, Ülkemizde çıkan yangınlarla ilgili yaptığı açıklamada

 

Adalet Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın İrfan UZUN Ülkemizde ve dünyada çıkan Orman Yangınları için yaptığı açıklamada. "Herkese selamlar, Ülkemizde tuhaf bir durumlar olmaya devam ediyor. Hiç bu kadar yangın bir anda daha önce hiç yaşanmamıştı ülkemizde. Aslında bu durum sadece ülkemizin ciğerlerini değil, Tüm milletimizin ciğerlerini yakan bir durum.

Bu şekilde olan doğal afetler yada kundaklamalar Her ülkede olabilir. Bu gibi olayları baştan engelleme şansı olmayan şeyler bu ve buna benzer olaylarda.

Ama burada şöyle bir durum var. Yangınlar canımızı yakıyor, Ülkemizin dokusu yok oluyor, Yeşili, Ağaçları, İnsanları, Hayvanları kayboluyor,

Ülke olarak bakıyoruz böyle bir can pazarına dönüşmüş bu yangın bölgeleri

Fakat asıl can yakan başka bir şey var. Türkiye diğer alanlarda geriye gittiği gibi bu alanda da sorumsuzca geriye gittiğini görüyoruz. Ülke Yönetiminde Büyük bir sorumsuzlukla karşı karşıyayız.

Tamam, bir doğal Afet üzerinden Muhalefet yapılmaz. Bunun üzerinden bir siyasi çıkar hesabı da yapılamaz. Çünkü burada Ülke olarak hepimizin canı yanıyor.

Ama burada İktidarın hesap vermesi gereken bir durum var. Ülkemiz yangınların yaşandığı bölgede Sıcaklıkların yüksek derece yaşandığı bir coğrafyada. Orman yangınları konusunda her zaman böyle tehlikeler ve tehditlerle karşı karşıyayız.

Buna rağmen bir alt yapı hazırlığı olmaması ve bunu siyasi bir inatla yapmamaları ülkem adına bizi üzüyor.

Değerli Vatandaşlarım

Bundan iki yıl önce yine buna benzer Orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldığımızda da böyle bir uçak tartışması yaşanmıştı ülkemizde. Dünden bugüne bakıyoruz, bu yapılan tartışmalar hiçbir işe yaramamış. Ormanlarda çıkan yangınları söndürecek alt yapı hazırlıkları yapılmamış.

Değerli Vatandaşlarım bu söyleyeceklerimi sizlerin vicdanına bırakıyorum.

Bu kadar orman yangını çıkma ihtimali yüksek olan bir ülkeye baktığımızda üç tane uçağın olması affedilemez bir yönetim eksikliğidir. Yunanistan’ın 38 tane, Fransa’nın 26 tane, İtalya’nın, 19 tane, İspanya’nın 17 tane olduğu bir coğrafyada Türkiye’mizin 3 tane yangın söndürme uçağı var bunlarda bizim değil özel bir şirketten kiralanmış. Yunanistan Bizim İstanbul Nüfusu kadar nüfusu olmayan bir ülke, 11 Milyon nüfusu olan bir komşudan bahsediyorum.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ülkede etkili olan yangınlarla ilgili olarak şehirlerdeki durumun sorumluluğunun belediyelerde olduğunu söyledi. Anayasaya göre Bu ülkenin Paşası benim diyen bir lider, Nasıl olurda sorumluluğunu böyle bir günde başka kurumlara yıkmaya çalışır.

Cumhurbaşkanlığı Makamına ait filoda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’ın yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığına kayıtlı 8 uçağın olduğunu söyledi.

Temmuz 2021 de Rize ilimiz de yaşanan sel felaketine 3 ayrı jetle giden üç bakan, ayrı ayrı uçaklarla sel felaketine gittiler. Nasıl bir Gösteriş ve savurganlık yaşandığı aleni olarak ortada iken, Gösterişe harcanan bu yüksek paralar, Bu tip ülkemizin temel sorunlarının ilerde yaşanacak muhtemel kazalar, yangınlar ve doğal afetlerde işe yarayacak alt yapıya dönük harcanmadığını üzülerek görüyoruz.

Ben bunu her defasında ülkeyi yönetenlere söylüyorum. Bir ülkenin Eğitimi kötü ise, Ekonomisi kötü ise, Yargısı, hukuku kötü ise, Bu ülkenin Yangınla ve Doğal afetlerle mücadelesi de kötü olduğunu görerek yaşıyoruz. Birinden birinin iyi olması bu bağlamda teknik olarak yeterli olmuyor.

Zaten ülkelerin gerilemesi demek böyle bir şey.

Ülke yönetilemiyor, Ülkemiz Yetkili yetkisizlerin umurlarında değil.

Değerli vatandaşlarım

Benim duyduklarımı sizlerde duyduğunuz aşikârdır. Her bakan konuşmasına başlarken Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Sanki Cumhurbaşkanı talimat vermese hiç bakan işini yapmayacak. Kanunlarda yazılı görevini yerine getirmeyecek ve görevi gereği hazırlıkları yapmayacak bir algı oluşuyor.

Tek adam rejimi aynen bu şekilde ilerleyen bir yönetim anlayışıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız ülkenin gündemi takip etmekten belki aklına gelmiyordur bunları yapalım demek.

Değerli vatandaşlarım

Yanan sadece Türkiye ormanları değil, Tüm dünyada yangınlar olmakta. Ama nerde olursa olsun yanan her orman dünyada yaşayan tüm canlıların yaşam alanından eksiltiyor. Ülke olarak bakış açımız dünyada yanan ormanlar yani sekiz milyarın ciğerlerini yansıtıyor olmalı.

Bu Ormanlar Türkiye’mizin ciğerleri, canımız. İnsanlarımızın evleri yanıyor, hayvanlarımız telef oluyor, ağaçlarımız gidiyor fidanlarımız yok oluyor. Bu olaylar yaşanırken de. Yetkili yetkisizler baştan tedbirini almıyor. Çünkü Türkiye yönetilmiyor. Türkiye sahipsiz bir şekilde ilerliyor.

Ülkeyi yönetenlerin tek bir düşüncesi var, kendi iktidarlarının ayakta kalması için mücadele verirken, Ülkemizin hiçbir sorununu dert etmeyen, Hiçbir sorununa çözüm aramayan, Gördükleri her sorunu her problemi kendi iktidarını sürdürmek üzere kullanan. Hiçbir şeklide kalıcı bir çözüm için uğraşmayan bir iktidar yönetimi mevcut şuan.

Şu anki iktidarın düşüncesi, aklı, fikri varsa yoksa, bütün bu enerjisini nasıl bir oyun yaparım nerden nasıl bu insanları birbirine düşürürüm, buradan kendimize bir iktidar çıkartırız düşüncesinde olan bir yapı için tüm bedenlerini bu anlattıklarıma vermiş bir anlayış yönetiyor ülkemizi.

Diğer yanda Ülke adına yapılması gereken alanlarda yaşanan eksiklikleri görmeyen bir yönetim anlayışı ile Ülke yönettiklerini zanneden kişilerle süreci yaşıyoruz. Bu çok üzücü bir tablo. Bunlarda başka bir alan. Bu yaşananlar çıkan yangınlar, sabotaj mıdır daha bilinmiyor, ama bunu bilmeden söyleyemeyiz.

Ama sabotajdan öte Bu yangınları söndürecek bir ekibin ve ekipmanlarının olmamasının sorumlusu, Cumhurbaşkanlığında 8 uçak varken, yangın söndürmede beş uçak onlarda Ülkemizin değil.

Değerli vatandaşlarım konuşmamın başında söylediğim üç uçakta bize ait değil. Rusyadan Kiralanmış uçaklardır.  Bunu kamu oyunun vicdanlarına bırakıyorum.

Hz. Ali anlatıyor: "Bir gün Ömer'i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm; "Ya emire'l-müminin nereye gidiyorsun?" diye sordum. "Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum" diye cevap verdi. O zaman ben: "İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!" dedim. Bunun üzerine şöyle konuştu: "Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem, hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir kuzu kaybolsa korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer'den sorulur! Hz Ömer Fıratın kenarındaki kaybolan kuzudan Allaha Hesap vereceğim demiş. Bu yangında ölen canlarımızın sorumluları her kimse hesabını verecekleri çok ağır bir yük beklediği aşikar.

BİZ Olabilmek için halen neyi bekliyoruz."  İfadelerine yer verdi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.