YENİ BİR UMUT DOĞUYOR

BÜYÜK KONGRE

Adalet Birlik Partisi İlk Büyük Kongresini 21 Aralık 2020 günü Ankara Çankaya'da gerçekleştirdi.  Binlerce delege, üye, Teşkilatların katıldığı kongrede, Delegelerin Tüm oyu ile Adalet Birlik Partisi Genel Başkanlığına İrfan UZUN Seçildi, Uzun Kongrede yaptığı açılış konuşmasında "Adalet Birlik Partisinin Siz Değerli Yöneticileri, Gençlik Kollarımız, Kadın Kollarımız, Engelli Kollarımız, Hayvan Hakları Başkanlığımız, sevgili İl Başkanlarım, Sevgili ilçe başkanlarım, Sevgili üyelerimiz, Değerli Basın mensuplarımız, Değerli Stk Temsilcilerimiz, Değerli Emniyet Mensuplarımız, ve kıymetli misafirler ekranları başında bizleri izleyen Saygıdeğer Milletim.  Olağan 1. Olağan Büyük kongremize hoş geldiniz. Kıymetli Başkanlarım, Sevgili Yol Ve Dava Arkadaşlarım, Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.  1. Olağan büyük kongremiz ülkemiz, milletimiz, partimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

BU SALONDA GÜCE TESLİM OLMAYANLAR VAR: Bugün Adalet Birlik Partisi ile yola revan olmuş Millet Hareketinin siyaset sahnesine çıkışının 2. yılındayız. 2 yıldır hak, adalet, Birlik, üretim, kalkınma, düşmanlaştırma ve ötekileştirme değil, kardeşlik, Birlikteliği sağlayarak kucaklaşma diyoruz. 2 yıldır bu çizgimizden taviz vermedik. Rüzgâra, konjonktüre, makama, mevkiye göre yön değiştirmedik. O yüzden, istikrar görmek isteyen bu salona baksın. Bu salonda güce teslim olmayanlar var. İlk virajda veda edenler değil, ahde vefa gösterenler var. Aldatmayanlar var, aldatılamayanlar var.

AK PARTİ BİTKİNDİR, TÜRKİYE'Yİ DE BİTİRMEKTEDİR: 3 Kasım 2002 AK Parti’nin iktidara gelişinin ilk günü olmuştu. 21 Aralık 2020’de, iktidardan ayrılışının tescillendiği gün olarak tarihe geçecektir. Çünkü AK Parti miadını doldurmuştur. Ne yazık ki, Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Yorgundur, Türkiye’yi de yormaktadır. Bitkindir, Türkiye’yi de bitirmektedir. Adalet Birlik Partisi hiçbir kimsenin, hiçbir partinin hasmı veya düşmanı değildir. Biz partileri değil politikaları eleştiririz. Biz kişileri değil zihniyetleri eleştiririz.

ÜLKEMİZİ BU ZİHNİYETLERDEN KURTARMAK BİZLERİN ELİNDE: Türkiye’nin yeni bir başlangıca ihtiyacı var. Geçmişte herkesin hataları olmuştur. Önemli olan bu hatalara takılıp kalmak değil, bu hatalardan ders çıkarıp, elbirliğiyle mutlu ve müreffeh bir geleceği oluşturmaktır. Bütün partilere sesleniyorum; gelin bunun için yeni bir toplumsal mutabakat sağlayalım. Gelin ülkemizi Birlikte ve Beraber yönetmeye başlayalım. İhtilaflarımızın, hırslarımızın kör karanlığında kaybolmak yerine, ittifaklarımız üzerinden yeni bir toplumsal sözleşme imzalayalım.

Kıymetli Hazirun

Adalet Birlik Partisi Ülkemizin büyümesinin önündeki tüm engelleri milleti ile birlikte ortadan kaldırmayı, Türkiye’yi layık olduğu aydınlığa kavuşturmayı amaçlamaktadır.

Partimiz, geleceğin ve geçmişin birikimiyle ülkemizin sorunlarına, dünya gerçekleriyle paralel biçimde, özgün ve kalıcı çözümler sunmayı hedefleyen, topluma hizmet etmeyi esas alan, ideolojik platformlarda değil, çağdaş demokratik değerler platformunda siyaset yapmayı benimseyen bir Siyasi partidir.

Partimiz bu vasfıyla tüm vatandaşlarımızı cinsiyetleri, etnik kökenleri, inançları, ve dünya görüşleri ne olursa olsun ayırım yapmaksızın kucaklamaktadır. Bu çoğulcu anlayış temelinde, yurttaşlık bilincinin geliştirilmesi ve üzerinde yaşamakta olduğumuz vatana mensup ve sahip olma gururunun bütün yurttaşlarımızla paylaşılması, partimizin temel hedeflerindendir.

“Herkes özgür olmadıkça kimse özgür değildir”

özdeyişi, partimizin temel ilkelerindendir. Partimiz, bireyi bütün politikaların merkezine alarak demokratikleşmenin sağlanmasını, temel insan hak ve özgürlüklerini temin etmeyi ve korumayı en önemli ödevleri arasında sayar.

Partimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğünün, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin, sivilleşmenin, demokratikleşmenin, inanç özgürlüğünün ve fırsat eşitliğinin esas kabul edildiği bir zemindir.

Toplumları ve devletleri tahrip eden yozlaşma, yolsuzluk, usulsüzlük, çıkarcılık, iltimas, hukuk önünde ve fırsat açısından eşitsizlik, ırkçılık, partizanlık, despotluk gibi olumsuzluklar partimizin en yoğun mücadele alanlarıdır.

Halkımız çaresiz değildir. Çare bizzat halkın kendisindedir. Büyük Atatürk’ün belirttiği gibi, milleti kurtaracak güç, yine kendi azim ve kararlılığıdır.

Adalet Birlik Partisi, Halkını PARA KAYNAĞI olarak gören siyaset anlaşışını RET eder. ”İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” sözünü ise şiar edinmiştir

Halkla özdeşleşen partimiz, her şeyden önce toplumda yok olan güven duygusunu mutlaka yeniden tesis edecektir. Herkesin yarınlara güvenle bakmasını, kendisini bu toplumun saygıdeğer, horlanmayan ve ötekileştirilmemiş bir ferdi olarak hissetmesini sağlamanın azim ve kararlılığındayız.

Zorlaştıran değil kolaylaştıran, iten değil kucaklayan, bölen değil birleştiren, “HAKLI ZAYIFLARI haksız güçlülere karşı koruyan” bir yönetim anlayışına sahibiz. Bütün bunları gerçekleştirmek için;

  • Evrensel ölçülerde hak ve özgürlüklere dayalı bir anlayışı tüm alanlara yayacak,
  • Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu kronik sorunları MİLLETİ İLE kökten çözecek,
  • Yıllardır atıl bırakılan beşeri ve fiziki kaynaklarını harekete geçirerek ülkemizi sürekli üreten ve üreterek büyüyen bir ülke haline getirecek,
  • Gelir dağılımındaki uçurumu ortadan kaldıracak, böylece tüm halkımızın refah seviyesini yükseltecek,
  • Kamu yönetimine vatandaşları ve sivil toplum örgütlerini dahil ederek toplumda sinerji meydana getirecek,
  • Kamusal yaşamın her alanında tam şeffaflık ve hesap verme anlayışını hakim kılacak,
  • EĞİTİM, Ekonomi, dış politika, kültür, sanat, sağlık, tarım ve hayvancılık gibi alanlarda çağdaş, akılcı, gerçekçi ve uygulanabilir bir siyasi program takdim ediyoruz.

Yıllardır, Siyasi iktidar sahipleri mevcut sorunların üzerine sadece pansuman yapmak suretiyle yönetim sergilemiş ve çözülmesi çok basit sorunların dahi kronik hale gelmesine sebep olmuşlardır.

Her seçim öncesinde, Parti Programlarını Millete sunmuş ve Millet de kendilerine uygulama yetkisi vermiştir.

Maalesef ki aziz Milletime sundukları vaatler ile yapmış oldukları sorumsuz uygulamalar Ülkemizin sorunları kronikleşmiş, Toplumsal huzur ve refah seviyesi yerle yeksan edilmiştir.

Önümüzde tüm çıplaklığı ile duran bu acı reçeteleri tedavi edebilecek ilaç ve inanç, Adalet Birlik Partimizin Programlarında yer almaktadır.

KENDİSİNİ MİLLETİNE ADAYAN Bu programın Türkiye’nin sorunlarını çözeceğine ve önünü açacağına olan inancımız tamdır.

Peygamber efendimiz Hz Muhammed SAV “Cehalet bütün kötülüklerin anasıdır” hadisi yaşamımızın belki de en önemli gerçeğini ifade ediyor.

Bilgisizlik ve kötülük denilen kavramlar üzerinde biraz durmak isterim. Ülkemizdeki vesayet ve vesayete bağlı oluşturulan siyaset anlayışı,

Mevcut Eğitim sistemi ile sistematik olarak yılarca adım adım, Bilgisiz insanların yetişmesini,

Tarihimizin unutturulmasını, Toplumsal birliğimizin zayıflamasını

Bizi Millet yapan Çekirdek aile yapımızın, bozulmasını deforme olmasını amaçlamıştır.

Kötü amaçlarla yürütülen bu siyaset mühendisliği Ülkemizin Milli Güvenliğini tehdit eder duruma gelmiştir. Bu sebeple Adalet Birlik Partisinin Eğitim Programı Ülkemizin Bekası adına hazırlanmış Milli bir reçetesidir.

Partimiz Eğitimi Milli ve Yerli olarak uygulamaya kararlıdır. Bu doğrultuda Eğitim en temelden kreş çocuklarımızdan başlayacaktır.

Tüm çocuklarımıza kreş eğitimi olanağını ücretsiz olarak sunacağız. Bu asil Milletin çocukları en temelden dürüst olmayı, iyi niyetli olmayı, yardımsever olmayı, saygılı olmayı, sevmeyi ve sevilmeyi, milli ve manevi değerlerimizin önemini, tarihini ve kültürel yapılarını, kültürel aidiyetin önemini, adabı muaşeret kurallarını, Sorunların çözümü adına Şiddete başvurmanın yanlış olduğunu, hayvan sevgisini, sporu ve sporun insan hayatındaki vaz geçilmez önemini, doğru ile yanlışın insan üzerindeki kalıcı etkilerini, adaletli ve birlik içerisinde olmanın toplumumuz için nedenli önemli olduğunu ve bunun gibi daha birçok insani değeri yerinde örnekleri ile en temel eğitimlerinde oyunlar oynayarak öğrenecekler.

İlkokul 3 e kadar Ülkemizin tarihi ve kültürel değerlerini yerinde görerek birebir temas ederek öğrenecek.

Devamıyla çocuklarımız teknoloji çağına hazırlanacak. Bilginin ve Bilişimin her alanına temas edecekler. Üniversite çağına kadar ki tüm eğitimlerini gerçekçi bir Eğitim anlayışı ile alacaklar.

Üniversiteye kabuller fırsat eşitliği ile gerçekleştirilecek. Sınavlar kaldırılacak ve Proje derler ile sınıflarını geçecek ve yine Üniversite Eğitimlerine Projeleri dâhilinde sınavsız kabul edilecektir.

Ezberci, kopyacı ve okuduğunu anlayamayan eğitim sistemini çocuklarımızın ve gençlerimizin sırtında bir yük olmaktan kurtaracağız.

Parti programımız, siyasi liyakatimiz ve Ülkemize duyduğumuz aidiyet ile bunu Milletimiz ile birlikte başaracağız.

Biz Parti olarak Eğitim sistemini değil; Sistemin Eğitilmesini sağlayacağız.

Öğretmenlerimiz bu Ülkenin mihenk taşlarıdır. Bu bilinçle onların Eğitimi ve ekonomik refahını da her şeyin üstünde tutularak kendilerine sağlanacaktır.

Okul Öncesi Öğretmenliğini, Kreş ve Gündüz bakım evi okullarını Çalışma Bakanlığının denetim sorumluluğundan alarak, bütünüyle Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altına geçireceğiz.

En değerli varlıklarımızı Özel teşebbüslerin insiyatifi ideolojik eğitim anlayışına mahkûm edemeyiz.

Geleceğimizi emanet edeceğiz çocuklarımızın eğitmenlerini;

Okul Öncesi Öğretmenlerinin birer eleman mantığı ile çalıştırılmasına göz yumamayız.

Uluslararası platformlarda adından söz ettirecek bilim insanları yetiştirecek Üniversiteleri yine bizim partimiz oluşturacaktır.

İstisnalar hariç olmak kaydı ile mevcut haliyle, Ülkemizde bulunan Tabela üniversiteler ile ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine taşınması, gerçekleşmesi imkansız bir hayaldir.

Bilgi üretmeyen ve sonucunda kötülüklerin oluşmasına sebebiyet veren bu Eğitim anlayışını top yekûn ret ediyor ve Yerli Milli Eğitim sözü ile milletimizin yanında yer alıyoruz.

 

Günümüzde Hukuk Devleti denildiğinde kısaca, devletin bütün müesseseleriyle hukuka tabi olduğu, Vatandaşlarına hukuk güvenliğinin sağlandığı, Tüm fertlerin temel haklarının Devlet tarafından korunduğu ve bağımsız mahkemelere gidebilme hakkının her yurttaşa açık olduğu devlet düzeni kastedilmektedir.

An itibariyle Hukuk ve Adalet kavramları içerik ve uygulama olarak özelliğini yitirmiştir.

Ülkemizin hemen her şehrinde devasa adalet sarayları yapıldı. Lakin adalet dağıtacak olan kurumlarımızın, siyasetin, paranın ve ideolojik düşüncenin gücü altında esir alınmış olduğunu görmekteyiz.

Adalet Mülkün temeli ise siyasetin adalete olan müdahalesini nasıl kabul edebiliriz.

Bu ülke topraklarında yaşayan her yurttaşımız hukuk önünde kendisini güvence altında hissetmeyi istemektedir. Zira Hukuk Devleti sadece hukuku olan devlet demek değildir.

Hukuk devleti denildiğinde anlaşılması gereken devletin yasama yürütme ve yargı erklerinin tamamında hukuk devleti ilkesinin bütünüyle uygun olması ve bu doğrultuda kurumlarını örgütlemesi gerekmektedir.

Ülkemizde ise bu erkler hukuk devleti ilkesi ile çalışmamaktadır. Hukukun üstünlüğünü Üstünlerin hukuku olarak görmekte ve siyaseten bu doğrultuda adalete müdahale edilmektedir.

Bu acı acı tabloyu düzeltmek ise yine bizim parti olarak önceliklerimiz arasındadır. Temele indirgediğimiz Eğitim anlayışı ile İnsanımızda olması gereken ahlak, anlayış, doğruluk, dürüstlük ve kul hakkı gibi kavramların hayati önemi öğretilerek Hukuk devletinin temellerini sağlam olarak atacağız.

 

Bir örnekle; Asrı saadet döneminde soylu bir aileye mensup olan birisi hırsızlık yapar. Hırsızlık yapanın affedilesi için Allah Resulü Peygamber efendimize müracaat ederler. Peygamber Efendimiz ise!! Hırsızlık yapan kızım Fatıma dahi olsa söz konusu olan müeyyideyi uygulayacağını söylemiştir.

Allah Resulü burada hukukun üstünlüğünü en net bir şekilde ortaya koymuştur.

Hukuk devleti bizim iktidarımız ile birlikte yasama yürütme ve yargı erklerinde gerçek manada kendisini bulacaktır.

Her bir vatandaşımız kendisinin yargı önünde eşit olduğunu hissedecektir. Bunun için tüm imkânlarımı kanımı, canımı ortaya koyarak sarf edeceğime söz veriyorum.

Konuşmamda Bahsetmiştim bazı alanlarımız vardır ki bunlar birer Devlet Politikası haline getirilmeli ve hükümet değişiklikleri dahi olsa aynı kararlılık ve tutum ile Ülke menfaatleri gözetilerek bu politikaların devam ettirilmesi çok önemlidir.

Bunlardan bir tanesi de Tarım Politikalarıdır. Yani Şuana Kadar Devlet politikası haline getirilmemiş en önemli yaşamsal kaynağımızdan bahsediyorum.

Verimli topraklara ve yaşamsal döngü içerisinde 4 mevsimi yaşayabilen Güzelim ülkemde tarım ve çiftçilik yok edilmiştir.

Köylerimizin içi boşaltılmış, tarım yapan çiftçimizin ihtiyacı olan devlet desteği çeşitli prosedürlerle elinden alınmış, köy okulları kapatılmış ve köylünün devleti tarafından sunulan saçma prosedürlerini anlamada yardım alabileceği öğretmenleri kadro dışı bırakılmış.

 

Köylümüz ve Çiftçimiz borç içerisindedir. Tarım bakanlığının hiçbir tasarrufundan bedelsiz faydalanamamaktadır. İçi boşaltılan köylerimize AHİLİK geleneği unutturulmuştur.

Çiftçimize yön ve yol gösterecek teknolojik imkânlardan faydalanmasını sağlayacak ve toprağın durumu ekilecek ürünün şartlarını öğretecek güncellenmesi gereken uygulamaları anlatacak bir mühendise dahi ulaşamamaktadır. Üzülerek belirtmek isterim ki birincil öneme sahip çiftçilerimiz ve topraklarımız Kötü siyasetçiler eliyle yok olmaya mahkûm edilmiştir.

Fakat hiçbir sorun çözümsüz değildir. Yüce Yaradan gerçekleşmeyecek hiçbir şeyin hayalini biz kullarına kurdurmaz. Bu doğrultuda Adalet Birlik Partisinin bir hayali var! Bu hayal Çiftçi Milletin efendisidir düsturunu gerçekleştirmektir.

Parti programımızda yer aldığı üzere, Kooperatifçilik ve ahilik geleneğimizi tekrardan bu kadim tarım toprakların da vücut bulmasını sağlayacağız.

Kooperatiflerimiz tarım ürünün ekilmesinden biçilmesine, toplanan ürünün depolanmasına ve satışına kadarki sürecini çiftçimizin yanında olacak.

Bu sayede hiçbir aracı kurum Çiftçilerimizin zorda olan durumlarından faydalanamayacak. Ürünün taban ve taba satış fiyatı yeminli eksperler tarafından belirlenecek.

Çiftçimizin tarım hasat süresinde oluşacak giderleri ihtiyaç dâhilinde faizsiz bir şekilde kooperatif eliyle gerçekleştirecek.

Ahilik geleneği devreye alınarak hasatı toplayacak elemanlar ise yine kooperatif eliyle gerçekleştirilecek. Hiçbir suretle ve koşulda Çiftçimiz ve topraklarımız atıl ve sahipsiz bırakılmayacaktır.

 

Kooperatiflerimize ihracat yapabilme yetkisi ve tecrübesi bizzat devlet tarafından sağlanacak. Aracı kurumlar ve Büyük Marketlerin rekabetsiz ve vicdansız satın alma tutumu ortadan kaldırılacaktır.

Çiftçimiz yeniden olması gerektiği gibi Milletin ve Devletin efendisi olacaktır.

Ülkemizin Üretim Üssü olmasını sağlamak maalesef ki tek başına yeterli değildir. Bizim iktidarımız ile gelişecek olan sanayi ve tarım alanları için yetişmiş ara eleman sorununa şimdiden çözüm üretmek durumundayız. Teknik lise ve Teknik üniversitelerce uygulatılan staj dönemi, tam bir garabet içerisindedir. Hiçbir öğrenci, ihtiyaç duyduğu eğitimi okullarda alamadığı gibi bir aylık staj dönemlerinde ise çay ve temizlik işlerini yaptırarak staj yapmıştır evraklarına imzalarını alarak gönderilmektedir.

Genç nesillerimiz bu yozlaşmış yönetim şekli ile hayata en başından yenik başlamakta öz güvenleri eksik ve yeterli tecrübeleri olmadığı için kendi branşları olmayan işlerde çalışmaya mecbur bırakılmaktadır.

Bu siyasi anlayış; Ülkemizin genç nesillerini kendi elimizle yok edilişini bizlere bir film izler gibi seyrettiriyor. Bu yok oluşu gören genç nesillerimiz Adalet Birlik Partimizin kurulmasına ve siyasi arenada kendilerini temsil etmemiz adına bizlere görev ve mazbata vermiştir. Gençlerimizin bize emanet ettiği bu parti; Çözüm odaklı Siyasi programı sayesinde Milletinin de desteği ile Yetişmiş Teknik Personel sorununa kökünden kalıcı bir çözüm sunacaktır.

Teknik okullar gerçek niteliğine kavuşturulacak. Partimizin Yazılım okulları her eve ücretsiz olarak girecek ve ev hanımlarımıza iş olanağı sağlayarak evinin bütçesine katkı sağlayacaktır.

 

Kadın Kolları Başkanlığımız nezdinde yürütülen bu proje ev hanımları tarafından büyük bir teveccüh ve istekle kabul görmüştür. Pilot olarak başladığımız bölgelerde çalışmalarımızın büyük bir başarı ve istekle ilerlediğini görmek beni çok mutlu etmiştir.

Evinde Web tasarımı yapan kadınlar, Kendi yapmış oldukları el emeği ürünleri Ulusal ve Uluslararası E - ticaret sitelerinde satıyor olmanın haklı gururunu yaşamaktadır.

Bu Projeyi plan dâhilinde tüm Ülke sathına yaydığımızda ortaya çıkacak iş gücü katkısı beni ve parti teşkilatlarımı tarif edilemez ölçüde heyecanlandırmaktadır.

Değerli Başkanlarım;

Ülkemizin gelecek yarınlara refah içerinde ulaşmasındaki en büyük engellerden biriside bürokratik oligarşidir. Yani Devlet kadrolarındaki bürokratik yapının toplum menfaatlerinden önce kendi menfaatlerini öncelik olarak görmeleridir.

Toplumun faydalanması adına çıkarılan teşvikler, krediler ve yardımlar maalesef ki adil olarak dağıtılmamaktadır. Bürokrasi eskiden olduğu gibi Adalet kavramını bir kenarda tutup güçlü ve yandaş tutum içerisinde hareket etmektedir.

Gerçek ihtiyaç sahipleri, ulaşmak istedikleri yardım paketlerini ve teşvikleri alamaz iken, Bürokraside tanıdığı olan ya da siyasi tanışları sayesinde maddi bedel karşılığında dosyalarını öne aldırabiliyor ve hakkı olmayan desteklere en önce kendileri sahip oluyor.

Pandemi döneminde bu adaletsiz yardım faaliyetlerine bizzat hepimiz yaşayarak şahit olduk. Vatandaşımız vermiş olduğu yönetim yetkisini, siyasi erklerin kul hakkı yemesi, adil olmayan paylaşım yapılması için vermiyor.

 

Vatandaşımız kul hakkının yetim hakkının ve geleceğimizin kurtarıcıları olarak gördükleri çocuklarımızın hakkının sorumluluğuna girmek için oy vermiyorlar. Bilakis adaletli bir paylaşım ve toplumsal refahın oluşması adına sandıkta oylarını kullanıyor.

Vatandaşımızı vebal altında bırakmak hiçbir siyasi anlayışın hakkıda değildir hukuku da olmamalıdır. Adalet Birlik Partimizin Parti programında yer aldığı üzere Adaletli paylaşım ve Toplumsal refah ilkesini iktidarımız ile birlikte Milletimizden aldığımız güç ile ortaya koyacağız.

Tüm bu devlet teşvikleri, sosyal yardımlar ve Vergi usulsüzlüklerine sebep olan Bürokratik Oligarşiye engel olacak İstihbarat ağını Biz kuracağız.

Bu sayede yatırımcının Ülkemize gelmesini engelleyen, Vergide usulsüzlük yapan, Devlet teşviklerini şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanan kötü niyetli Bürokratı ve Kötü niyetli İnsanları en başından tespit ederek Devletimizin zarara uğratılmasının Milletimizin hakkı olan kazanımlarının gasp edilmesinin önüne Biz geçeceğiz.

 

Ülkemiz içeride ve dışarıda yoğun bir kuşatma ve karalama altındadır. Bunun olmasının bir çok sebebi olduğu gibi siyasi yönetiminde burada etkisiz kalması üzüntü vericidir.

Dış Politikada haklı olduğumuz birçok gerçeği maalesef ki kabul ettirmekte zorluk çekiyoruz. Gün geçmiyor ki her yıl yeni bir ülke Ermeni soykırımını tanıyor ve Ülkemiz üzerinde baskı kurmayı amaçlıyor.

Akdeniz de var olan haklarımız Emperyalist güçler tarafından yok sayılıyor, İşgalci devlet olarak tüm dünya halklarına servis edilmekteyiz,

Eğe adalar denizindeki haklarımız kabul edilmemekle birlikte Libya ve Afrika ülkelerinde yapmış olduğumuz antlaşmalar gayri resmi olarak adlandırılmaktadır.

Devamıyla haklı olduğumuz öngörüleri ile Ülkemiz adına yaptırım uygulamalarını Emperyalist devletler devreye sokuyor. Diğer yandan Siyasi hatalar sebebiyle milyonlarca göçmeni Ülkemize almak zorunda kalıyoruz. Nüfusu 1 milyonu bulmayan ülkeler tarafından yapılan lobicilik faaliyetleri sebebiyle yıllardır Ülkemiz dünya insanlarının gözünde düşman ülke ve Vatandaşlarımızda Barbar olarak nitelendiriliyor.

Bunun önüne geçmek için karşı lobi oluşturulması şarttır. Fakat Şuana kadar siyasi iktidar sahipleri Türk insanımızın lobi faaliyeti yapmasını sağlayamamıştır.

Devlet eliyle dahi kurumsal lobiciliği hizmete alamamıştır. Neredeyse Tüm Dünyada yerleşik düzende olan Türk vatandaşlarımıza hiçbir suretle lobi faaliyeti içerisinde yer verilmemiştir.

İktidarımız ile birlikte yine önceliklerimiz içerisinde yer alacak olan lobicilik faaliyetini güçlü bir yapıyla devreye alacağız.

Türk Milletini ve Devletini, kimsenin küçük görmesi, haklarının gasp edilmesine ve aşağılamasına izin vermeyeceğiz.

İktidarımız ile birlikte Dijital Lobicilik faaliyetini başlatacağız. Her hususta tüm dünyaya haklı olduğumuz yanlarımızı belge ve bilgilerimizle anlatacağız.

Bu çirkin ve taraflı yaklaşım düzenini tersine çevirecek bilgi, teknik kapasite, tarihi gerçeklik ve cesaret;

Türk Milletin damarlarında dolaşan asil kanda mevcuttur.

Dış Politikadaki bu yanlış gidişe Milletimiz ile birlikte dur diyecek, doğru adımları yine Milletimiz ile istişare ederek güçlü bir şekilde atacağız.

Partimiz bünyesinde Hayvan hakları Başkanlığını kurduk.

En az biz insanlar kadar bu dünyada yaşam hakkı olan hayvanlara yaşama ve barınma alanlarını sağlamayı hedefledik.

Bu doğrultuda Ülkemizin 81 ilini kapsayacak şekilde Hayvan Haklarını içeren projeler ürettik. Bu projelerden en önemlisi ve kalıcı olanı ise Hayvan sigortası projemizdir.

Pandemi dönemlerinde sokak hayvanlarımızın yaşadığı sorunlara Partimizin Tüm Teşkilatı ve Başkanlıkları sahip çıkarak barınma, beslenme ve tedavi ihtiyaçlarını karşılama gayreti için seferber oldular.

Bu hassas yaklaşımlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.

Fakat bu Pandemi dönemi bizleri farklı bir sorun ile daha karşı karşıya getirmiştir.

Sahipli olan evcil hayvanların sokağa bırakılmak suretiyle ölüme terkedildiğine şahit olduk.

Öncesinde sokak nedir bilmeyen evcil hayvanlar Pandemi dönemi ile birlikte acımasızca sokağa ve açlığa terkedildiler.

Maalesef ki Belediyelerimize bağlı barınak ve veterinerlik hizmetleri Pandemi döneminde sınıfta kaldılar.

Sokak ve Evcil hayvanlara ihtiyaç duydukları gerekli hassasiyeti göstermekten imtina ettiler. İlgili Bakanlık ise her zaman olduğu gibi sokak hayvanlarına karşı duyarsız kalmaya, görmemezlikten gelmeye devam etmiştir.

Adalet Birlik Partisi Hayvan Hakları Başkanlığı olarak (Bursa İl Başkanımızın desteğiyle) Proje geliştirmek suretiyle sokak hayvanları ve ev hayvanlarını SGK kapsamına alacak bir çalışma başlattık.

Bu çalışmaya ilişkin sorun ve çözüm önerilerimizi İlgili Bakanlığımıza dilekçe olarak sunduk. Bu Projenin kabul görmesi ve Hayvanlarımızın hak ettikleri yaşam standartlına kavuşmaları için konun takipçisi olacağımın sözünü veriyorum.

Allah’ın izniyle her şey Bizimle BİRLİKTE olacak.

ÇOK ÇALIŞMAMIZ LAZIM…..

RABBİM ÜLKEMİZİ KORUSUN, RABBİM MİLLETİMİZİ KORUSUN." ifadelerine yer verdi. Kongre sonrası yapılan seçimlerden sonra teşekkür konuşması yapan uzun "

Cenab-I Hakk’a hamd olsun büyük kongremizi tamamladık 1. Olağan Büyük kongremiz inşallah bu kongrenin ardından yeni bir dönem başlıyor coşkulu çok kalabaklık dolu bir kongre yaptık ben bundan dolayı bütün delegelerimize bütün kardeşlerimize teşekkür ediyorum.

Bir çok siyasi partiden sivil toplum örgütlerinden katılım oldu aynı zamanda yurt dışından katılımlarımızda oldu onlarada özellikle teşekkürü bir borç biliyorum ben inanıyorum ki Adalet Birlik partimiz sadece ülkemizde değil bütün islam alemine ve bütün dünyaya mesaj veren etkisi hissedilen bir parti konumuna geliyor.

Ülkemizin içinde bulunduğu problemleri çözecek formülleri kendisinde bünyesinde barındıran 20 yıllık aslında bir siyasi tecrübenin son kademesi sayılacak bir parti.

Ben bütün katılımcılara bütün delegelerimize elbette hanım kardeşlerimize gençlerimize teşekkür ediyorum. Tabi kongre yapıyoruz gönlümüz istiyor ki aktif olarak daha fazla kardeşimiz bu komisyonlarda kurullarda temsil edilsin. Bir kısmı kendi dilekleriyle belki bu listelerde yer almayan kardeşlerimiz var ama biz Yer alanlarıda almayanlarıda hepsini kucaklamayı bir vazife biliyoruz.

Öyle ümid ediyorum ki bizim genel idare kurulumuzda yer almayan kardeşlerimiz genel idare kurulunda yer alanlardan daha fazla daha büyük bir gayretle çalışacaklar. Çünkü ülkemizin buna ihtiyacı var çünkü memleketimizin içinde bulunduğumuz coğrafyanın buna ihtyacı var.

İçinde bulunduğumuz dünyanın buna ihtiyacı var biz bunları söylediğimiz zaman bazıları acaba çok afaki mi konuşuyoruz diye bir kanaate gelebilirler ama emin olun içinde yaşadığımız dünya bir çıkmazın içinde gelişmiş Kabul edilen zengin olan silahlarla orduları donatılı ülkeler bu dünyanın problemlerini çözemiyorlar çözemezlerde çünkü bizim değerlerimiz maalesef bunların hiçbirisinde yok.

Dürüst olmak gerekir ise bu ilk Büyük kongremizde katılım beklentimin çok üzerindeydi. Minik bir adım, küçük bir başlangıç olacağını düşünürken, koşar adımlar ile yürüyebileceğimiz umudu alevlendi içimde. Bu sebeple değerli katımları ile birlikte ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için, gelişmiş, ilerlemiş, muassır medeniyet seviyesine ulaşmış bir toplum olabilmek adına, benimle birlikte yol almaya, bu yolda yürümeye, “başlamak, başarmanın yarısıdır” olgusu ile umuduma umut veren yol arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Bizler bir aile, bizler bir ekip olma yolundayız. “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” mantığı ile hareket edersek, bilgi dağarcığımız içerisinde KAYBETMEK diye bir kelimenin yer alamayacağını, yapmış olduğumuz Büyük kongremizde görmüş bulunuyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde el ele verdiğimiz, gönülden istediğimiz takdirde BAŞARAMAYACAĞIMIZ hiçbir engel olamayacak önümüzde.

 

Bizler, belki şu an için cılız bir mum ışığı olabiliriz, fakat cılız bir mum ışığının neler yapabileceğini, ışığını ne kadar büyütebileceğini biliyoruz. İnanırsak, çalışırsak, emek verirsek, cılız mum ışığını dünyayı aydınlatan bir ateş topuna dönüştürebiliriz.

Ben bundan dolayı sözü daha fazla uzatmadan bu kongreye katılan bütün kardeşlerimi  kurullarımıza seçilen bütün kardeşlerimi ve seçilmeyenleri ayrı ayrı tebrik ediyorum Allah yar ve yardımcıları olsun Cenab-I Hak en büyük başarıları teşkilatlarımıza nasip olsun, diyorum hepinizi Allaha emanet ediyorum." ifadelerine yer verdi.

 

1 BÜYÜK KONGRE
İRFANUZUN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.